F1: Aston Martin’de alarm zilleri: Kötü başlangıç sabırları zorluyor

2026 Formula 1 sezonu henüz başlamadan, Aston Martin cephesinde endişe verici bir tablo ortaya çıktı. Sezon öncesi testlerde zirvenin yaklaşık dört saniye gerisinde kalan ekip, zaman tablosunun en alt sırasına yerleşerek hayal kırıklığı yaratan bir başlangıca imza attı.


Test sonuçları her ne kadar temkinli yorumlanması gereken veriler sunsa da padoktan gelen mesaj net: AMR26 projesi beklenenden çok daha sancılı bir başlangıç yaptı.

Pilotlardan Farklı Tonlar

Takımın genç pilotu Lance Stroll, performans değerlendirmelerinde oldukça sert bir dil kullanırken, deneyimli isim Fernando Alonso ise sorunları kabul etmekle birlikte şimdilik daha sakin ve temkinli bir yaklaşım benimsiyor.

Ancak en dikkat çekici görüntü, takım sahibi Lawrence Stroll’un Bahreyn’deki Sakhir padoğunda sergilediği huzursuz tavırlar oldu. Elleri arkasında, somurtkan bir ifadeyle yürüyen Stroll’un görüntüsü, takım içindeki sabrın giderek azaldığına işaret ediyor.

Sorunların Odağında Honda

Mevcut problemlerin merkezinde ise yeni güç ünitesi partneri Honda bulunuyor. İçten yanmalı motorun devir sayısı, aşırı ısınmayı kontrol altına alabilmek için düşürülmek zorunda kaldı. Bu durum performans kaybına neden olurken, motor kapağındaki geniş havalandırma açıklıkları da dikkat çekti. Bu tür çözümler normalde yalnızca Meksika GP gibi aşırı sıcak ve yüksek rakımlı yarışlarda görülüyor.

Bununla birlikte, hem Alonso hem de Stroll’un frenleme anlarında aracın ön ve arka aksından yükselen dumanlar görmesi, pist üstünde güven ve performans açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. Honda’nın en büyük dezavantajlarından biri ise veri toplayabileceği ikinci bir müşteri takımının olmaması. Rakip üreticilerin aksine tek bir araç üzerinden veri toplamak, gelişim sürecini ciddi biçimde yavaşlatıyor.

Sorunlar bununla da sınırlı değil. Güç ünitesinin beklenenden ağır olduğu ve bu durumun kısa vadede çözülemeyeceği konuşuluyor. Bu da aracın genel performansını doğrudan etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.

Newey Sessiz, Açıklamalar De la Rosa’dan

Takımın en büyük transferlerinden biri olan Adrian Newey, medyaya konuşmamayı tercih ederken, açıklamaları takımın elçisi konumundaki Pedro de la Rosa yapıyor.

De la Rosa, Newey’nin Silverstone’daki göreve henüz kısa süre önce başladığını hatırlatarak, yaşanan gecikmelerin zamanlama ile bağlantılı olduğunu belirtti. Takımın sorunlu alanları belirlediğini ancak çözümün kısa sürede gelmeyeceğini vurgulayan İspanyol isim, mevcut teknik kadro ve kaynakların doğru yönde ilerlemek için yeterli olduğunu ifade etti.

Büyük Yeniden Yapılanma, Büyük Beklentiler

Aston Martin son dönemde köklü bir dönüşüm sürecinden geçti. Yüzlerce yeni çalışan, Ferrari’den transfer edilen üst düzey yöneticiler ve henüz tam kapasiteye ulaşmamış yeni rüzgar tüneli gibi yatırımlar, takımın uzun vadeli şampiyonluk hedefinin altını çiziyor. Bu süreçte Enrico Cardile gibi önemli teknik isimlerin katılımı da dikkat çekti.

Ayrıca ekip, tarihinde ilk kez vites kutusunu tamamen kendi bünyesinde tasarlayıp üretirken, yıllarca süren Mercedes ortaklığının ardından yeni bir motor üreticisiyle çalışma dönemine girdi. Bu kadar kapsamlı bir dönüşüm, beraberinde doğal olarak uyum ve öğrenme sürecini de getirdi.

Honda tarafında ise durum daha da karmaşık. Red Bull ile elde edilen şampiyonlukların ardından 2020’de Formula 1’den çekilme kararı alan Japon üretici, teknik kadrosunun büyük bölümünü kaybetmişti. Proje yeniden başlatıldığında ekip, çoğunlukla F1 deneyimi sınırlı isimlerden oluşuyordu. Bu nedenle Honda, adeta sıfırdan bir öğrenme sürecine girmek zorunda kaldı.

Padokta kimse Aston Martin’in potansiyelinden şüphe duymasa da asıl rakibin zaman olduğu konuşuluyor. Alonso’nun 45 yaşına yaklaşması ve kariyerinin son bölümüne girmesi, projenin hızlı sonuç vermesi gerektiğini daha da kritik hale getiriyor.

Sabır Tükeniyor mu?

Bahreyn’de Alonso’nun garajda eldivenlerini öfkeyle fırlattığına dair söylentiler, deneyimli pilotun bir zorlu sezonu daha kabullenmek istemediğini gösteriyor. Ancak asıl risk yalnızca Alonso’nun geleceği değil.

Lawrence Stroll’un projeye yaptığı dev yatırım ve sağladığı sınırsız imkanlar düşünüldüğünde, Kanadalı iş insanının artık somut sonuçlar görmek istediği konuşuluyor. McLaren ve Red Bull ile yaşanan uzun öğrenme süreçlerinin benzerini Aston Martin’in kaldıracak sabrı olmayabilir.

Kâğıt üzerinde yıldızlarla dolu bir ekip, güçlü bir teknik kadro ve sınırsız kaynaklar mevcut. Ancak pistteki gerçekler, büyük umutlarla kurulan bu “rüya takımının” kısa sürede baskı altına girdiğini gösteriyor. Eğer performans artışı hızla gelmezse, bu proje Formula 1 tarihinin en büyük beklenti-kırıklığı hikâyelerinden birine dönüşebilir.

Sonraki Haber Önceki Haber