İlk elektrikli Ferrari Luce'nin iç mekanı tanıtıldı!
Ferrari, otomotiv dünyasında yeni bir dönemin kapılarını aralayacak ilk tamamen elektrikli modelinin adını resmen duyurdu. İtalyan üreticinin elektrikli çağdaki ilk temsilcisi “Luce” adını taşıyacak. İtalyanca’da “ışık” ve “aydınlanma” anlamına gelen bu isim, markanın geleceğe yönelik vizyonunu simgeleyen güçlü bir metafor olarak öne çıkıyor.
Ferrari, elektrikli modelini sıradan bir lansman yerine üç aşamalı ve dikkat çekici bir tanıtım süreciyle otomobil dünyasına sunmayı planlıyor. Bu sürecin ilk adımında aracın mekanik altyapısı ve temel özellikleri tanıtılmıştı. Şimdi ise modelin nihai adı ve dikkat çekici iç mekân tasarımı gün yüzüne çıktı. Dış tasarımın ise yılın ilerleyen dönemlerinde İtalya’da düzenlenecek özel bir etkinlikte açıklanması bekleniyor.
Luce’nin geliştirme sürecinde Ferrari, Apple’ın efsanevi tasarım şefi Sir Jony Ive’ın kurduğu LoveFrom tasarım stüdyosuyla iş birliği yaptı. Bu ortaklık, aracın iç mekânında alışılmış Ferrari kokpit anlayışının ötesine geçen modern ve minimalist bir yaklaşımın benimsenmesini sağladı. Ortaya çıkan tasarım, teknoloji ve lüksün kusursuz birleşimini yansıtırken birçok otorite tarafından “Apple estetiğine en yakın otomobil iç mekânı” olarak değerlendiriliyor.
Kabin tasarımında üç ekranlı bir yapı dikkat çekiyor: sürücü gösterge paneli, merkezi multimedya ekranı ve arka koltuk yolcularına yönelik ek ekran. Sürücü ekranı, üst üste yerleştirilmiş iki panelden oluşuyor. Üst bölümdeki üç kesit, arka plandaki ekranın görünmesine izin vererek havacılıktan esinlenen göstergelere üç boyutlu bir etki kazandırıyor. Bu ekran sistemi direksiyon kolonuna sabitlenmiş durumda ve direksiyonla birlikte hareket ederek sürüş deneyimini daha bütünleşik hale getiriyor.
Direksiyon tasarımı ise Ferrari’nin geçmişine saygı duruşu niteliğinde. 1950’ler ve 1960’lardaki üç kollu Nardi ahşap direksiyonlardan esinlenen modern yorum, hem nostaljik hem çağdaş bir karakter sunuyor. Direksiyon üzerinde adaptif hız sabitleyici, sürüş modu seçici, çekiş kontrolü, süspansiyon ayarları ve silecek kontrolleri için fiziksel düğmeler bulunuyor. Ferrari, dokunmatik ekranların yoğun kullanımına rağmen sürüş sırasında erişim kolaylığını artırmak adına fiziksel kontrolleri korumayı tercih etmiş.
Orta konsolda yer alan dönebilen multimedya ekranı, sürücü ve yolcu arasında kullanım esnekliği sağlıyor. Alt bölümde ise klima kontrolleri için fiziksel tuşlar bulunuyor. Ekranda saat, kronograf, pusula ve launch control gibi dört farklı modun görüntülenebildiği özel bir panel de yer alıyor. Minimalist orta konsolda cam düğmeleri, kapı kilitleri ve bagaj açma kontrolleri dışında karmaşadan uzak sade bir düzen tercih edilmiş.
Tavan panelinde aydınlatma, buğu çözücü ve launch control gibi fonksiyonlara ait anahtarlar yer alırken arka bölümde yolcular için klima kontrolleri ve temel araç verilerini gösteren bir ekran bulunuyor. Tüm bu detaylar, Ferrari’nin elektrikli modelinde hem teknolojiyi hem de kullanıcı deneyimini merkezine alan bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
Teknik tarafta ise Luce son derece iddialı. Dört adet elektrik motorundan oluşan sistem, boost modunda toplamda 1.000 beygir güce ulaşabiliyor. Bu güç sayesinde aracın 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 2,5 saniyede çıkabildiği ve maksimum hızının 310 km/s seviyesine ulaştığı belirtiliyor. Bu değerler, Ferrari’nin elektrikli çağa geçerken performans DNA’sından ödün vermeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.
Ferrari’nin elektrikli vizyonunun simgesi olacak Luce’nin dış tasarımı Mayıs ayında İtalya’da düzenlenecek özel bir etkinlikte tanıtılacak. Otomotiv dünyası ise şimdiden, Ferrari’nin elektrikli çağdaki bu “aydınlanma” hamlesinin nasıl bir etki yaratacağını merakla bekliyor.