Mika Hakkinen: Schumacher’den bir tık daha iyiydim
Formula 1 tarihinin en büyük rekabetlerinden biri olan Mika Hakkinen – Michael Schumacher düellosu, yıllar geçse de hâlâ tartışılmaya devam ediyor. İki kez dünya şampiyonluğu yaşayan Fin pilot Mika Hakkinen, katıldığı bir podcast programında bu unutulmaz rekabete dair dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Hakkinen, pist üzerindeki mücadelede kendisini Schumacher’e kıyasla bir adım önde gördüğünü açıkça dile getirdi.
High Performance podcast’ine konuk olan Hakkinen, Schumacher’i yalnızca rakip olarak değil, aynı zamanda detaylı biçimde analiz ettiği bir pilot olarak tanımladı. Alman efsanenin sürüş stilini, yarış çizgilerini ve direksiyon kullanımını yakından incelediğini belirten Hakkinen, bu gözlemlerinin ardından kendi performansına olan güveninin daha da arttığını söyledi. Ona göre Schumacher olağanüstü bir pilot olsa da, pistte “ulaşılamaz” biri değildi.
Hakkinen, Schumacher’in fiziksel gücünün yarışlara doğrudan yansıdığını da kabul ediyor. Özellikle lastik yönetimi ve süspansiyonu zorlayarak otomobilden maksimum verimi alma konusunda Alman pilotun son derece etkili olduğunu vurguluyor. Bunun yanında Schumacher’in yüksek araç hakimiyeti, dengeli sürüşü ve hızlı karar verme yeteneği, onu her zaman tehlikeli bir rakip hâline getiriyordu.
Ancak Hakkinen’in altını çizdiği en önemli nokta, psikolojik savaşlar oldu. Schumacher’in pist dışında ve içinde baskı kurmaya çalıştığını ifade eden Hakkinen, bu girişimlerin kendisi üzerinde hiçbir etki yaratmadığını söylüyor. McLaren takımına, mühendislerine ve kendi yeteneklerine duyduğu güven sayesinde, rakibinin oyunlarının sonuçsuz kaldığını dile getiriyor.
İki pilot arasındaki rekabetin kökleri Formula 1 öncesine kadar uzanıyor. Hakkinen, 1990 yılında Makao’da düzenlenen Formula 3 yarışını bu mücadelenin simge anlarından biri olarak anlatıyor. İlk yarışı kazandığını, Schumacher’in ise hemen arkasında ikinci olduğunu belirten Fin pilot, ikinci yarışta da temposuna güvendiğini ve kazanacağını bildiğini söylüyor.
Ancak Makao’nun dar ve hataya açık cadde pistinde her şeyin bir anda değişebileceğini vurgulayan Hakkinen, son turda Schumacher’in yaptığı kritik bir hatanın kendisine fırsat yarattığını aktarıyor. Geçiş sırasında yaşanan temasın ardından sakin kalmayı tercih ettiğini, öfkenin sonucu değiştirmeyeceğini anladığını da özellikle belirtiyor.
Hakkinen’e göre Schumacher son derece sert, taviz vermeyen ve zaman zaman sınırları zorlayan bir rakipti. Damon Hill, Jacques Villeneuve ve David Coulthard ile yaşadığı tartışmaların da bu karakterin bir yansıması olduğunu ifade ediyor. Buna rağmen Hakkinen, her zaman sözlerle değil, direksiyon başında cevap vermeyi tercih ettiğini söylüyor.
Makao’daki olaydan sonra iki pilotun da birbirini daha iyi anladığını belirten Hakkinen, sonraki yıllarda küçük taktik oyunlar oynandığını ancak gerçek bir temasın hiç yaşanmadığını vurguluyor. Ona göre bu rekabet, Formula 1’i daha heyecanlı ve unutulmaz kılan en önemli unsurlardan biriydi.