Leonardo DiCaprio, sinemanın geleceğine dair kaygılı
Hollywood’un en saygın oyuncularından biri olan Leonardo DiCaprio, sinema sanatının içinde bulunduğu dönüşüm sürecine dair ciddi endişeler taşıdığını açıkça dile getirdi. Dijital platformların yükselişiyle birlikte gelen yeni izleme alışkanlıklarının, sinema salonlarının geleceğini tehdit ettiğini savunan DiCaprio, özellikle filmlerin vizyonda kalma sürelerinin giderek kısalmasından rahatsız.
Yaklaşan filmi Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another) ile Oscar yarışında güçlü adaylardan biri olarak gösterilen 51 yaşındaki oyuncu, The Times of London’a verdiği röportajda sinema dünyasında yaşanan değişimi “ışık hızında ilerleyen bir dönüşüm” olarak tanımladı. DiCaprio’ya göre sektör, köklü bir kırılma noktasından geçiyor ve bu süreç sinema sanatının doğasını tehdit edebilecek kadar hızlı ilerliyor.
Beyaz Perdeden Dijitale: Kaçınılmaz Bir Geri Çekiliş mi?
DiCaprio, geçmişte belgesellerin sinema salonlarından neredeyse tamamen kaybolduğunu hatırlatarak, bugün benzer bir sürecin dramatik yapımlar için yaşandığını vurguluyor. Pek çok filmin artık sınırlı sayıda salonda ve kısa süreli gösterime girdiğini belirten oyuncu, izleyicilerin bu yapımları sinemada izlemek yerine dijital platformlarda yayınlanmasını beklemeyi tercih ettiğini söylüyor.
Bu durumun uzun vadede sinema salonlarını nasıl etkileyeceği ise belirsizliğini koruyor. DiCaprio, izleyicilerin salonlara olan ilgisinin sürüp sürmeyeceğini sorgularken, sinemaların gelecekte yalnızca belirli bir kesime hitap eden, “caz barları gibi niş mekânlara” dönüşme ihtimalini de gündeme getiriyor.
Vizyoner Sinemacılara Duyulan Umut
Ünlü oyuncu, tüm bu karamsar tabloya rağmen umudunu tamamen kaybetmiş değil. Gelecekte, yalnızca sinema salonlarında izlenmesi gereken, özgün ve cesur projeler üretebilecek gerçek vizyoner yönetmenlerin ortaya çıkmasını umduğunu dile getiriyor. Ancak DiCaprio’ya göre, bu beklentinin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği henüz net değil.
Hollywood’un Ağır Topları Aynı Endişeyi Paylaşıyor
DiCaprio’nun kaygılarının sektörde yalnızca kendisine ait olmadığı da açık. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı usta yönetmen Martin Scorsese başta olmak üzere, Hollywood’un pek çok önemli ismi benzer eleştirilerde bulunuyor. Scorsese, dijital yayın platformlarının sinemayı sanatsal bir ifade biçimi olmaktan çıkararak yalnızca tüketilecek bir “içerik” haline getirdiğini savunuyor.
Efsanevi yönetmen, 2021 yılında Harper’s Magazine’de kaleme aldığı sert yazısında, sinema sanatının dijital yayın sistemi tarafından değersizleştirildiğini, geri plana itildiğini ve en basit ortak paydaya indirildiğini açıkça ifade etmişti. Scorsese’ye göre, “içerik” kavramı geçmişte sinema üzerine yapılan ciddi tartışmalarda nadiren kullanılan bir terimken, bugün sektörün merkezine yerleşmiş durumda.
Savaş Üstüne Savaş ve Oscar Yolculuğu
Leonardo DiCaprio, Paul Thomas Anderson imzalı kara komedi Savaş Üstüne Savaş filminde başrolü üstleniyor. Filmde DiCaprio, eski bir düşmanının yeniden ortaya çıkması ve kızının gizemli şekilde ortadan kaybolmasıyla, saklandığı hayattan çıkmak zorunda kalan, ideallerini yitirmiş eski bir devrimci olan Bob Ferguson karakterine hayat veriyor.
Oyuncu, performansıyla Altın Küre En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal veya Komedi) dalında adaylık elde ederken, film toplamda 9 adaylıkla dikkat çekiyor. Teyana Taylor, Regina Hall, Sean Penn ve genç oyuncu Chase Infiniti’nin de rol aldığı yapımın, En İyi Film dahil olmak üzere çok sayıda Oscar adaylığı alması bekleniyor.
The Independent yazarı Clarisse Loughrey, filme verdiği 5 yıldızlı eleştirisinde yapımı “sarsıcı bir Amerikan başyapıtı” olarak nitelendirdi. Loughrey, Paul Thomas Anderson’ın temposu hiç düşmeyen, enerjik, eğlenceli ve güncel bir aksiyon destanı yarattığını vurgularken, özellikle Sean Penn ve Teyana Taylor’ın performanslarını övgüyle anıyor.