Bulgaristan, tartışmalı sürecin ardından Euro'ya geçti

Bulgaristan, 1 Ocak 2026 itibarıyla resmen euroya geçerek Euro Bölgesi’nin 21. üyesi oldu ve 19. yüzyılın sonlarından bu yana kullandığı ulusal para birimi leva ile vedalaştı. Böylece, ülkenin 2007’de Avrupa Birliği’ne katılımıyla başlayan uzun ekonomik uyum süreci, ortak para birimine geçişle yeni bir aşamaya taşındı.


Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, yılbaşı gecesi yayımladığı video mesajında bu adımı “ticaret, seyahat ve finansal istikrarı güçlendirecek tarihi bir dönemeç” olarak nitelendirdi ve Bulgaristan’ın Avro Bölgesi’ne katılımını kutladı. Lagarde, sembolik bir jestle, bu önemli günü Bulgar şarabı eşliğinde kutlayacağını da ifade etti. Euroya geçişle birlikte ortak para birimini kullanan Avrupalıların sayısı 350 milyonun üzerine çıktı.

Kamuoyunda Bölünmüşlük ve Fiyat Endişesi

Tarihi öneme sahip bu adım, ülkede geniş bir toplumsal mutabakatla değil, belirgin bir kutuplaşma eşliğinde atıldı. Son Eurobarometer anketine göre Bulgaristan vatandaşlarının yaklaşık yüzde 49’u euroya geçişe karşı çıkıyor. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayanlar ve sabit gelire sahip emekliler, fiyat artışları ve alım gücünün aşınması ihtimaline karşı ciddi kaygılar dile getiriyor.

Bu endişeleri körükleyen unsurlardan biri de gıda fiyatlarındaki artış. Kasım ayında gıda fiyatları, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5 oranında yükseldi; bu oran, o dönemdeki Euro Bölgesi ortalamasının iki katından fazla. Sofya’daki küçük bir pastane işleten Turgut İsmail, haber ajanslarına yaptığı açıklamada, “Ne yazık ki fiyatlar artık lev üzerinden düşündüğümüz seviyelerle örtüşmüyor” diyerek günlük hayattaki değişimi somut biçimde özetledi.

Yıl içinde “Bulgar Levasını Koru” sloganıyla yürütülen kampanya, euro karşıtı duyguları örgütleyerek sokak gösterilerine de zemin hazırladı. Kampanya, özellikle hayat pahalılığı, kontrolsüz enflasyon ve maaşların fiyat artışlarını takip edememesi gibi korkular üzerinden geniş kesimlere seslendi.

Siyasi Kriz Ortasında Para Reformu

Euroya geçiş süreci, Bulgaristan’da son yılların en çalkantılı siyasi ortamlarından birinde gerçekleşti. Yolsuzluk iddialarına karşı düzenlenen protestoların ardından, hükümet Aralık ortasında istifa etti ve ülke son beş yılda sekizinci kez sandığa gitmeye hazırlanıyor. Dahası, 2026 yılı bütçesinin henüz onaylanmamış olması, geçiş dönemine ilave bir belirsizlik katıyor.

Bu tabloya rağmen, teknik hazırlıklar ve takvim, siyasi krizden bağımsız olarak işletildi. Çarşıdan pazara, bankalardan küçük işletmelere kadar geniş bir alanda, kasa sistemlerinin, bankacılık yazılımlarının ve fiyat etiketlerinin euroya uyumlu hale getirilmesi için aylardır çalışmalar yürütülüyordu.

Görev süresinin son günlerinde konuşan geçici Başbakan Rossen Jeliazkov, vatandaşları sakinleştirmeye dönük mesajlar verdi. Jeliazkov, “Bulgaristan yılı 113 milyar euro civarında bir gayrisafi yurt içi hasıla ve yüzde 3’ü aşan bir büyüme oranıyla kapatıyor; bu da bizi AB içindeki en hızlı büyüyen ilk beş ekonomiden biri haline getiriyor” diyerek, ortak para birimine katılımın güçlü makroekonomik temellere dayandığını savundu.

Geçişin Teknik Ayrıntıları: Leva’dan Euroya

Euroya geçişte dönüşüm kuru, uzun yıllardır uygulanan sabit kur rejimine paralel biçimde, 1 euro için 1,95583 leva olarak belirlendi. Ocak ayı boyunca hem leva hem euro dolaşımda olacak; ancak yapılan ödemelerde para üstünün mutlaka euro ile verilmesi gerekecek. Bu uygulama, piyasadaki leva miktarının kademeli olarak çekilmesini ve vatandaşların elindeki nakdin hızlıca euroya dönüşmesini hedefliyor.

1 Şubat 2026 itibarıyla ise euro, ülkedeki tek yasal ödeme aracı haline gelecek ve mağaza, restoran, kamu kurumu gibi tüm noktalarda yalnızca euro kabul edilecek. Banka mevduatları, krediler, maaş sözleşmeleri ve kamu ödemeleri de belirlenen kur üzerinden otomatik olarak euroya çevrilecek.

Uzmanlar, Bulgaristan’ın yıllardır para birimini euroya sabitlemiş olmasının, şok etkisini azaltacağını vurguluyor. Yine de, etiketlerin “yukarıya yuvarlanması” ve satıcıların psikolojik sınırlar üzerinden fiyatlama yapması riskine dikkat çekiliyor. Hükümet ve denetleyici kurumlar, özellikle geçişin ilk aylarında haksız fiyat artışlarını tespit etmek için sıkı piyasa kontrolleri yapılacağını açıkladı.

Onlarca Yıllık Avrupa’ya Ekonomik Yakınlaşmanın Son Halkası

Bulgaristan’ın euroya geçişi, ülkenin Avrupa entegrasyonunda yeni bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Ülke, 2007’de AB üyeliğini kazanmış, ardından 2020 Temmuz’unda, ortak para birimine giden yolun ön koşulu olan Döviz Kuru Mekanizması II’ye (ERM II) dahil olmuştu. Bu mekanizma, ulusal para biriminin euroya karşı belirli bir dalgalanma bandında seyretmesini öngörüyor ve makroekonomik istikrar açısından bir tür “gözlem süreci” işlevi görüyor.

Son olarak 2023’te Hırvatistan, 7,5345 kuna karşılığında 1 euro sabit kuru üzerinden Euro Bölgesi’ne katılarak 20. üye olmuştu. Bulgaristan’ın 21. üye olarak dahil olmasıyla, AB içinde euro kullanılan coğrafi alan genişlerken, Balkanlar’da ekonomik bütünleşme de derinleşiyor.

Destekleyenler, euroya geçişin yabancı yatırımcı güvenini artıracağını, borçlanma maliyetlerini uzun vadede düşüreceğini ve ülkenin Avrupa finansal sistemine daha sıkı entegre olmasını sağlayacağını savunuyor. Karşı çıkanlar ise, fiyatların kalıcı biçimde yukarı sıçrayacağı, ücretlerin uyum sağlamakta zorlanacağı ve ulusal para politikasının tamamen Brüksel ve Frankfurt’a devredileceği endişesini dile getiriyor.

Sonuç olarak, Bulgaristan’ın euroya geçişi, yalnızca teknik bir para birimi değişimi değil; ülkenin ekonomik yönelimi, egemenlik algısı ve Avrupa içindeki konumu etrafında süren tartışmaların da odak noktasına dönüşmüş durumda. Önümüzdeki aylarda fiyatlar, maaşlar ve siyasi atmosfer, bu tarihi adımın toplum nezdinde nasıl değerlendirileceğini belirleyecek.

Sonraki Haber Önceki Haber