Askeri lojistikte yeni dönem: Uçakların yerini roketler alıyor

Geleneksel askeri sevkiyat yöntemlerinde yeni bir çığır açılıyor. ABD Hava Kuvvetleri, lojistik taşımacılığın doğasını kökten değiştirme potansiyeline sahip, devrim niteliğinde bir projeye yatırım yapıyor: Rocket Cargo. Bu iddialı girişim, yüz ton ağırlığa kadar olan kargo veya askeri personeli, 90 dakikadan kısa bir sürede dünyanın herhangi bir noktasına ulaştırmayı hedefliyor. Roketle taşımacılık fikri artık sadece bilim kurgu senaryolarının değil, günümüz savunma stratejilerinin bir parçası hâline geliyor.


Rocket Cargo projesi, REGAL (Rocket Experimentation for Global Agile Logistics) adlı daha geniş kapsamlı bir programın parçası olarak hayata geçiriliyor. Bu program sadece bir taşıma aracı geliştirmekle kalmıyor; aynı zamanda entegre ve sürdürülebilir bir askeri lojistik sistemi kurmayı amaçlıyor. Yani mesele sadece hızlı bir roket üretmek değil, bu teknolojiyi askeri hava taşımacılığının bir parçası hâline getirerek, küresel ölçekte esnek ve etkin bir çözüm sunmak.

Bu sistemin temelinde, alt yörüngeye çıkabilen ve yeniden kullanılabilir ticari roketlerin, askeri lojistik görevlerde uçakların yerini alması fikri yatıyor. Hedef ise, ağır kargo uçağı sınıfındaki C-17 Globemaster III’ün taşıma kapasitesine ulaşmak. Bu da yaklaşık 77 tonluk yük anlamına geliyor. Planlanan sistemle, sadece saatler içinde uzak coğrafyalara erişim mümkün hâle gelecek; bu da savaş alanında sürpriz ve hız gibi kritik avantajlar sağlayacak.

Projeye dair ilk somut adımlar atılmış durumda. ABD Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarı (AFRL), bu kapsamda Rocket Lab USA firmasıyla bir iş birliğine imza attı. Rocket Lab’in geliştirdiği Neutron adlı yeniden kullanılabilir roket, 2026 yılında gerçekleştirilmesi planlanan test uçuşlarında kullanılacak. Neutron’un 13 tonluk taşıma kapasitesiyle yörüngeye yerleştirilmesi, ardından kontrollü şekilde atmosfere giriş yapması bekleniyor. Bu test sırasında, ısı, basınç, hızlanma ve yapısal dayanıklılık gibi kritik telemetri verileri toplanacak. Böylece gelecekteki taşıma roketlerinin hem insansız hem de insanlı görevler için güvenli şekilde tasarlanması sağlanacak.

Rocket Cargo sistemi, yalnızca askeri operasyonları değil, afet müdahale süreçlerinden insani yardıma kadar birçok alanda çığır açabilecek potansiyele sahip. ABD’nin bu alandaki öncülüğü, savaş stratejilerinde ve küresel ulaşım altyapılarında yeni bir dönemin habercisi olabilir.

Daha yeni Daha eski