Vine yeniden doğuyor: Divine artık herkese açık
Bir dönemin kısa video fenomeni Vine, Divine adıyla yeniden hayat buluyor. Twitter’ın ilk dönemlerinde görev alan isimlerden biri tarafından geliştirilen platform, davetiye kodu zorunluluğunu kaldırarak artık herkesin kullanımına açıldı. Böylece yalnızca birkaç saniyelik videoların yarattığı özgün sosyal medya deneyiminin yeniden canlandırılması hedefleniyor.
Divine, yaklaşık üç ay boyunca davet sistemiyle sınırlı bir kullanıcı grubuna hizmet verdikten sonra halka açık hale geldi. Platformun temelinde ise Vine’ın yıllar önce popülerleştirdiği 6 saniyelik döngüsel video formatı bulunuyor.
Vine'ın arşivi de geri dönüyor
Divine'ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, yalnızca eski Vine deneyimini taklit etmekle kalmaması. Platform, Vine'ın orijinal arşivinden içerikleri de yeniden kullanıcılarla buluşturuyor.
Şirket bugüne kadar 2 milyondan fazla eski Vine videosunu geri kazandırdığını belirtiyor. Uygulamada bulunan "classic" akışı sayesinde kullanıcılar, Vine'ın altın döneminden kalan kısa videolara yeniden ulaşabiliyor.
Divine doğrudan Vine'ın devamı olarak konumlandırılmasa da iki platform arasında güçlü bir bağ bulunuyor. Proje, Twitter'ın kurucu ortaklarından Jack Dorsey tarafından finanse ediliyor. Bununla birlikte Dorsey'nin şirkette herhangi bir hissesi veya mülkiyet hakkı bulunmadığı belirtiliyor.
TikTok ve Instagram'dan farklı bir sosyal medya modeli
Divine'ı günümüz sosyal medya platformlarından ayıran en önemli noktalardan biri ise altyapısı. Platform, merkezi olmayan bir yapı kullanıyor ve açık kaynaklı nostr protokolü üzerine kuruluyor.
Bir diğer hedef ise yapay zekâ tarafından üretilen içeriklerin platformu tamamen doldurmasını engellemek.
Divine'da kullanıcıların yalnızca uygulamanın kendi kamerasıyla kaydettikleri videoları paylaşmasına izin veriliyor. Bunun yanında sistem içerisinde yapay zekâ destekli tespit araçları da bulunuyor. Böylece platform, günümüzde sosyal medyanın en büyük sorunlarından biri haline gelen yapay zekâ üretimi içerik bombardımanından uzak bir alan oluşturmayı amaçlıyor.
Divine'ın yaratıcısı Evan "Rabble" Henshaw-Plath'a göre bu yaklaşım, platformdaki içeriklerin diğer sosyal ağlarda tekrar tekrar karşılaşılan videolardan oluşmasını da engelliyor. Ona göre Divine'ın amacı, kullanıcıların TikTok veya Instagram'da gördüklerinin farklı versiyonlarını değil, gerçekten yeni ve özgün içerikleri keşfedebileceği bir ortam yaratmak.
Vine'ın geçmişteki en büyük sorunu: İçerik üreticileri
Vine'ın kısa sürede kültürel bir fenomene dönüşmesinde içerik üreticilerinin büyük payı vardı. Ancak platformun en yaratıcı isimlerinin önemli bir bölümü zaman içinde Vine'dan ayrıldı.
Bunun nedenlerinden biri, içerik üreticilerinin platform tarafından yeterince desteklenmediklerini düşünmeleriydi. Özellikle para kazanma ve gelir elde etme imkanlarının sınırlı olması, birçok popüler üreticinin başka platformlara yönelmesine neden oldu.
Divine ise aynı hatayı tekrarlamak istemiyor. Henshaw-Plath, platformun büyümesiyle birlikte içerik üreticilerine para kazanabilecekleri sistemler sunmanın öncelikleri arasında olduğunu söylüyor.
Henüz bu modelin nasıl işleyeceği kesinleşmiş değil. Ancak Divine'ın yaklaşımı açık: Kullanıcı kitlesi büyüyen ve kendi topluluğunu oluşturan üreticilerin bundan ekonomik olarak da faydalanabilmesi gerekiyor.
Eski sosyal medyaya duyulan özlem Divine'a yarayabilir
Divine'ın geniş kitlelere açılması, sosyal medyada geçmiş dönem platformlarına yönelik nostaljinin yeniden yükseldiği bir döneme denk geliyor.
Myspace gibi eski sosyal ağların yeniden gündeme gelmesi ve daha küçük platformların sosyal medyanın ilk yıllarındaki daha sade yapıyı yeniden yaratmaya çalışması, kullanıcıların mevcut platformlardan duyduğu rahatsızlığın da işaretlerinden biri.
Sosyal medyanın ilk dönemlerinde daha samimi, keşfe açık ve kullanıcı odaklı olduğu düşüncesi Divine'ın arkasındaki temel fikirlerden biri.
Henshaw-Plath'a göre sorun, sosyal medya gücünün zaman içinde birkaç büyük şirketin ve yöneticinin kontrolünde toplanmasıyla başladı. Divine ise bu gücü yeniden merkezi bir otoritenin eline vermek yerine daha dağıtık bir yapı kurmayı hedefliyor.
Divine, Vine'ın hatalarını tekrarlamayabilir mi?
Divine'ın önünde aslında oldukça ilginç bir fırsat bulunuyor. Bir yanda milyonlarca kişinin hatırladığı Vine nostaljisi, diğer yanda TikTok ve Instagram gibi dev platformların yarattığı yeni sosyal medya alışkanlıkları var.
Platform, 6 saniyelik videolar, eski Vine arşivi, merkezi olmayan altyapı ve yapay zekâ içeriklerine karşı yaklaşımıyla kendisini rakiplerinden ayrıştırmaya çalışıyor.
Ancak asıl sınav, bu farklılığın milyonlarca kullanıcıyı uzun vadede platformda tutup tutamayacağı olacak. Vine'ın geçmişte yaşadığı içerik üreticisi sorunları da düşünüldüğünde, Divine'ın başarısı yalnızca nostaljiye değil, yaratıcılarını ne kadar iyi destekleyebileceğine de bağlı.
Şimdilik Divine'ın halka açılması, kısa video dünyasında yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Vine'ın ruhu geri dönüyor; ancak bu kez aynı hataları yapmadan.